Bir tur şirketi

Neden batıyorlar?

Aslında basit olarak al sat yaparak hayatını sürdüren bu şirketler neden batar! 05 ağustos tarihli Hürriyet gazetesi haberinde “Rusları Tur Çarptı” başlığını görünce bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

1

 

Bir tur şirketi, nasıl batar?

Aslında tüketiciye hizmeti belki de aylar öncesinde satmış ve parasını almıştır. Oteli, uçağı, transferleri de çok önceden aldığı için çok ucuza satın almış ve çoğunu da ödemiştir. Çünkü maliyet hesabını iyi yapmaz. Patronlar kendi zamanlarının maliyetini hesaplamaz, tüm bu işleri yapmak için merkez ofislerinde istihdam ettikleri personeli, bu işi kullandıkları ofis, bilgisayar, elektrik, su, internet bağlantısı ve telefon masraflarını satacakları ürünün fiyatına maliyet olarak eklemez. Onlar nasıl olsa var ve her durumda bu masraflar ödeniyor ya!

İyi ama patronlar elde ettikleri gelirlerden yine hesapsızca geçimlerini sürdürecek bir parayı cebine koymayı sürdürürler. Hal böyle olunca da Türkiye’ye getirdikleri bir turist için turist otele adımını attığında -350 ABD doları zararla işe başlamış olabilirler. İşte çile de burada başlar, bir hafta süreleri vardır o turiste en az 350 dolar komisyon alabilecekleri kadar satış yapılacak yerlere götürmek. Turist ilk gelişinde yer bu numaraları halıcı, kuyumcu Allah ne verdiyse tur operatörünün karlılığına çalışır. Kimse de ya bu adam internete girse, yan komşuya kendi başına gitse bu fiyatların kazık olduğunu anlayacak demez. Bu sebeple de Türkiye’ye sekizinci kez gelen Rus turist ile yirminci kez gelen alman turist turla alışverişe vb yerlere gitmez. Kişi başı -350 doları da tur operatörü ve diğer ilk kez gelen turistlerin finanse etmesi beklenir.

Hal böyle olunca da aslında fiyatı 25 ABB doları olabilecek bir şov Türkiye’ye gelen turiste tur operatörü tarafından 100 dolara satılır. O turist ya şova ya da Türkiye’ye bir daha gelmez. Trip Advisor’da bizi rezil eder. Bundan sonra her türlü organizasyonunu da Expedia, Booking, Hotels.com üzerinden yapar, tur operatörüne filan ihtiyaç kalmaz. Antalya’da 60TL’ye satacağımız hizmet için bizden 45 TL komisyon isteyen tur operatörü olmuştu. Biri de bize siz fiyatı 100 TL’ye çekin 60 TL’sini bize verirsiniz demişti. Bu sattığımız hizmetin fiyatının Singapur, Yeni Zelanda’da 60 TL olduğunu bunu yapmayacağımızı söylediğimiz de de o zaman hiçbir tur şirketi size misafir getirmez denildi.

Maliyetleri yanlış yönetmek sadece turizm endüstrisinin konusu mu? Hayır! Aynı şey servis taşımacılığında da var. Türkiye’de borç harç kendisine bir minibüs satın alıp personel-öğrenci servisi taşımacılığı yapan binlerce kişi var. Arabanın maliyetini, kredi faizlerini, kendi emeğini hiç hesaba katmıyor. İki yıl kredi süresi sonunda arabası olsa yeter. Oysa bir şirkete girip çalışsa daha az stresle aynı kazancı elde edecekti. Ama kimsenin ağız kokusunu çekmeden kendi işinin patronu. Kafa böyle çalışınca da bu binlerce insan aslında otomotiv şirketlerine, akaryakıt şirketlerine ve bankalara çalışmaktan öte bir şey yapmış olmuyorlar. Sadece bu sebeple bana personel-öğrenci taşıma işine girer misiniz sorulara ben daima fiyatlar çok düşük bizi mutlu etmez yanıtı veriyoruz.

Hadi ülkemin esnafı, kobisi, girişimcisi biraz hesap kitapla değer yaratacağız.